27 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de (Sayı 33413) yayımlanan 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun, bir buçuk aydır idari kararlarla yürüyen bir sürece yasal zemin kurdu. TBMM’de 22 Ekim 2026’da kabul edilen kanun, yayımı tarihinde yürürlüğe girdi — ama hükümleri 17 Eylül 2026’dan geçerli.

O tarih rastgele seçilmemiş: Sermaye Piyasası Kurulu, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 128. maddesine dayanarak 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla bir grup yatırım fonunun tasfiyesine karar vermişti. SPK’nın kendi açıklamasına göre karar 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonu kapsıyor ve Merkezî Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre bu fonlardaki tekil yatırımcı sayısı 455.758 kişi.

Kanun ne getiriyor — dokuz maddede ne var

Metin kısa: dokuz madde. Ama her madde, tasfiye sürecinin ayrı bir tıkanma noktasını açıyor.

MaddeKonuYatırımcı için anlamı
1Amaç ve kapsamYalnızca 17/9/2026 kararlarındaki, tasfiyesi tamamlanmamış fonlar — sürekli bir rejim kurulmuyor
2Tanımlar”Fon pay sahibi” MKK–tasfiye kuruluşu mutabakatıyla belirlenir
3Tasfiyenin yürütülmesiVarlıkların borsa dışında satışı, geçici fiyat marjı, bilgi verme zorunluluğu
4Net yatırım tutarı, ara ödeme, nihai ödemeÖdemenin ölçüsü ve 1 milyon TL tavanı
5Hukuka aykırı çıkarılan değerler ve şahsi sorumlulukZarardan önce şirket, sonra kişiler şahsen sorumlu
6Elkoyma, müsadere ve geri kazanım hesabıMüsadere edilen değer Hazine’ye değil fona gider
7Dışarıdan hizmet alımıKurul ve YTM avukatlık/muhasebe/yazılım hizmeti alabilir
8Yürürlük17/9/2026’dan geçerli olmak üzere yayımı tarihinde
9YürütmeCumhurbaşkanı

Sürecin kurumsal haritası da metinde: tasfiyeyi Kurulca görevlendirilen kuruluşlar yürütüyor, pay sahipliğini MKK tespit ediyor, ödemeye esas gün sonu fiyatını Takasbank hesaplıyor, geri kazanılan tutarlar TMSF nezdindeki hesaplarda izleniyor, nihai ödemeleri Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) yapıyor.

Ödemenin ölçüsü: ekrandaki bakiye mi, net yatırım tutarı mı

Bu, kanunun en çok yanlış okunacak yeri — ve yatırımcının cebini en çok ilgilendiren yer.

Kural: Ödeme, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı × ödemeye esas katılma payı adedi üzerinden hesaplanır.

İstisna: Fon malvarlığının nakde çevrilmesinden elde edilen dağıtılabilir nakit bu toplamı karşılamaya yetmezse, ölçü net yatırım tutarına döner. 4. maddenin birinci fıkrası bu hesabı üç adıma bağlıyor:

  1. Fona yaptığınız her nakit girişi ve çıkışı, işlem tarihinden tasfiye tarihine kadar TÜFE ile Yurt İçi ÜFE değişim oranlarının aritmetik ortalaması kullanılarak, kıstelyevm usulüyle (gün sayısına oranlanarak) endekslenir.
  2. Endekslenmiş giriş tutarı, endekslenmiş çıkış tutarından fazla olmalıdır.
  3. Fondan size yapılan her nakit çıkışı, ilk giren ilk çıkar (FIFO) esasıyla girişlerden düşülür.

Hesaplamayı MKK yapıyor.

Endeksin büyüklüğü hakkında fikir vermek için: TÜİK’in 5 Ekim 2026 tarihli bültenlerine göre Eylül 2026’da yıllık TÜFE %29,73, yıllık Yİ-ÜFE %27,38 oldu. Bu iki oranın aritmetik ortalaması %28,56. Yani 12 ay boyunca fonda kalmış 100.000 TL’lik bir girişin endekslenmiş karşılığı kabaca 128.560 TL olur. Kanun oranları tek bir yıllık rakama değil, her girişin kendi tutma süresine göre hesaplanan kıstelyevm orana bağlıyor; buradaki hesap yalnızca büyüklük sezgisi içindir.

Ara ödeme: 1 milyon TL tavanı ve üç sınır

  1. maddenin ikinci fıkrası, nihai tasfiye beklenmeden yapılacak ödemeyi düzenliyor:
DurumAra ödeme
Net yatırım tutarı 1.000.000 TL’nin altındaNet yatırım tutarı kadar
Net yatırım tutarı 1.000.000 TL ve üzerindeEn fazla 1.000.000 TL

Üç sınır birlikte işliyor:

  • Ödeme, net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçemez.
  • Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç, ödeme tutarı hesabınızdaki katılma paylarının toplam değerini aşamaz.
  • Ara ödeme karşılığında katılma payı iadesi yapılmaz; paylar nihai tasfiye ödemeleri sırasında iade edilir.

SPK’nın 1 Ekim 2026 tarihli duyurusu uygulamayı netleştiriyor: tavan her yatırımcıya her fon için ayrı ayrı uygulanıyor — iki ayrı fonda parası olan bir yatırımcı için iki ayrı tavan işliyor. Uygulamaya para piyasası fonlarından başlanıyor.

Nakit yetmezse sıra nasıl kurulacak

Burada kanun, alacaklılar arasında oransal (garameten) paylaştırma alışkanlığından ayrılıyor. 4. maddenin üçüncü fıkrası Kurul’a iki araç veriyor:

  • Net yatırım tutarı en düşük olan pay sahibinden başlayarak ödeme yapmak,
  • ve/veya tüm pay sahipleri için asgari bir ara ödeme tutarı belirleyip o tutara kadar ödemek.

Gerekçe metinde yazılı: “mevcut nakitten mümkün olan en fazla sayıda fon pay sahibinin tam yararlanması.” Pratik sonuç net — küçük yatırımcı sırada öne geçiyor, büyük bakiyeli yatırımcı beklemeye kalıyor.

Bir ayrıntı da 3. maddenin beşinci fıkrasında: 17 Eylül 2026 ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmakla birlikte fonun temerrüdü veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlarda, payları bloke edilenler de fon pay sahibi sıfatıyla tasfiye hükümlerine tabi. O günlerde emri verip işlemi gerçekleşmeyenler kapsam dışında değil.

Para nereden gelecek: sorumluluk zinciri ve geri kazanım hesabı

Tasfiye malvarlığı zararı karşılamazsa kanun ikinci bir havuz kuruyor.

Zararın tanımı geniş (md. 5/1). Fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın; karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo ve benzeri yollarla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler ya da üçüncü kişiler lehine çıkarılan değerler fon zararı sayılıyor. “Şeklen uygun olsa dahi” ibaresi, sözleşmeye bağlanmış işlemleri de kapsama alıyor.

Sorumluluk sırası (md. 5/2-4):

  1. Fonun kurucusu/yöneticisi portföy yönetim şirketi — öncelikli sorumlu.
  2. Tutar şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemezse ya da edilemeyeceği açıkça belliyse: Kurulca belirlenen gerçek ve tüzel kişiler şahsen sorumlu. Metin ekliyor: “görevlerinden ayrılmış olmaları… sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.”
  3. Kurul, zarar tutarını ve sorumluları belirleyip TMSF’ye bildirir.
  4. TMSF, 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil ve takip başlatır; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 132, 134, 136, 138, 140 ve geçici 27. maddelerindeki yetkileri kullanır. Davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili.

Geri kazanım hesabı (md. 6). Tahsil ve iade edilen tutarlar, TMSF nezdinde, TMSF’nin kendi malvarlığından ayrı ve her fon için ayrı alt hesaplarda izleniyor. Üç koruma dikkat çekici:

  • Hesaptaki tutarlar yalnızca o fonun tasfiyesi ve pay sahiplerine ödeme için kullanılabilir.
  • Teminat gösterilemez ve kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, üzerine ihtiyati tedbir/haciz konulamaz.
  • Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve fon malvarlığından çıktığı mahkemece belirlenen değerler, Hazine’ye gelir kaydedilmeksizin ilgili fona veya geri kazanım hesabına aktarılır.

Son maddedeki sapma önemli: müsadere edilen değerin kural olarak Hazine’ye gitmesi beklenirken, burada doğrudan zarar görene yönlendiriliyor.

Kimler ödeme alamaz

  1. maddenin altıncı fıkrası bir kapı kapatıyor: 6362 sayılı Kanunun 104, 106 veya 107. maddelerinde düzenlenen fiiller (bilgi suistimali, piyasa dolandırıcılığı ve ilgili suçlar) tasfiyeye konu fonlar tarafından, bu fonlarla birlikte hareket edilerek veya fonların iştirakiyle işlenmişse — bu fiilleri işlediği veya bunlarla birlikte hareket ettiği Kurulca tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye ve geri kazanım hesabından ödeme yapılmaz.

Buradaki eşik idari: tespit mahkeme kararına değil, Kurul tespitine bağlanmış.

paradefter yorumu: kanunun gerçek işlevi geçmişi düzenlemek

Metni okuduğunuzda ilk göze çarpan şey yeni bir mekanizma kurulması değil — zaten yapılmakta olan şeylerin yasal dayanağa kavuşturulması.

Sıralama bunu açıkça gösteriyor: SPK 17 Eylül’de tasfiye kararını aldı ve fonları TEFAS’ta işleme kapattı, 23 Eylül’de yatırımcı sayısını açıkladı, 28 Eylül’de tasfiye sürecinin işleyişini duyurdu, 1 Ekim’de ara ödeme ve isteğe bağlı iade hesaplarını ilan etti. Kanun ise 22 Ekim’de kabul edildi, 27 Ekim’de yayımlandı — ve yürürlüğü 17 Eylül’e geri çekildi.

Geriye yürüme, teknik bir ayrıntı değil. Çünkü 1 Ekim’de duyurulan uygulamanın içinde, idari kararla yapılması tartışmaya açık işlemler var: nihai tasfiye beklenmeden ödeme avansı vermek, pay sahiplerine sıra kurmak (küçük yatırımcıyı öne almak), ekrandaki pay değeri yerine endekslenmiş net yatırım tutarını ölçü almak, belirli kişilere ödeme yapmamak ve sorumluların malvarlığını 6183 ile takip etmek. Bunların hiçbiri 6362 sayılı Kanunun 128. maddesinin tasfiye yetkisinden doğrudan çıkmıyordu. 7596, bu işlemleri yapıldıkları tarihten itibaren yasal zemine oturtuyor.

İkinci nokta — ve kanunun en tartışılası — 1. maddenin ikinci fıkrası. Metin kendi kapsamını açıkça kilitliyor: “Bu Kanun hükümleri birinci fıkrada belirtilenler dışındaki diğer yatırım fonları bakımından genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturmaz.” Bu bir emsal karşıtı hüküm. Pratik karşılığı şu: bugün 455.758 yatırımcı için kurulan ara ödeme ve geri kazanım düzeni, yarın başka bir portföy yönetim şirketinde benzer bir olay yaşanırsa kendiliğinden çalışmaz — yeniden kanun çıkarılması gerekir. 131 fonun yatırımcısı için iyi haber olan şey, sistemde kalıcı bir güvence açığı bırakıyor.

Üçüncü nokta, iki grup arasındaki asimetri. Kanun, tasfiye tarihine kadar paylarını iade edip çıkmış ve endekslenmiş girişini aşan getiri elde etmiş kişiler için 4/4’te bir yol açıyor: bu fazla getiri Kurulca ilan edilen hesaplara “isteğe bağlı olarak iade edilebilir.” Fiil kipi önemli — zorunluluk değil, davet. Buna karşılık fonda kalmış yatırımcı, nakit yetmediğinde ekrandaki bakiyesini değil endekslenmiş anaparasını alıyor, hem de 1 milyon TL tavanıyla ve sırada bekleyerek. Zamanında çıkanın fazla getirisi gönüllülüğe, kalanın kaybı kanuni ölçüye bağlanmış. Kanunun 5. maddesindeki şahsi sorumluluk zinciri bu açığı kapatmayı hedefliyor olabilir; ama 5. madde sorumlulara bakıyor, 4/4 ise kârla çıkan sıradan yatırımcıya. İkisi aynı havuzu doldurmuyor.

Dördüncü nokta, takvim belirsizliği. Kanun hiçbir süreye bağlanmış değil: ara ödemenin ne zaman başlayacağı, hangi fonlarda yapılacağı, asgari ödeme tutarının ne olacağı, nihai ödemenin ne zaman geleceği — hepsi Kurul kararına bırakılmış (md. 3/1 ve 4/2-3). Yatırımcı açısından bu, “parayı ne zaman alırım” sorusunun cevabının kanunda değil, SPK’nın bundan sonraki bültenlerinde olacağı anlamına geliyor.

En sık yapılan hatalar

  • Ekrandaki son bakiyeyi tahsil edilebilir alacak saymak. Nakit yetmezse ölçü net yatırım tutarıdır; şişmiş birim pay fiyatından doğan getiri ödemeye esas alınmaz.
  • 1 milyon TL’yi toplam tavan sanmak. SPK’nın 1 Ekim duyurusuna göre tavan her fon için ayrı ayrı uygulanıyor; iki fonda parası olan için iki ayrı tavan işler.
  • Ara ödemeyi aldıktan sonra payların silindiğini düşünmek. Kanun açık: ara ödeme karşılığı katılma payı iadesi yapılmaz, paylar nihai tasfiyede iade edilir. Ara ödeme nihai hesaptan mahsup edilir (md. 4/5).
  • 17 Eylül’de verdiği emir gerçekleşmediği için kapsam dışı kaldığını sanmak. 3/5 bu kişileri açıkça fon pay sahibi sayıyor.
  • Endekslemeyi sadece TÜFE sanmak. Kanun TÜFE ile Yİ-ÜFE’nin aritmetik ortalamasını esas alıyor; iki endeks farklı seyredebilir (Eylül 2026: %29,73 ve %27,38).
  • Resmî olmayan kaynaklardan liste ve tarih takip etmek. SPK yatırımcı sayısı açıklamasında “sadece resmî kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması” uyarısını ayrıca yazdı.

2026’da pratik karar — adım adım

DurumunuzNe yapmalı
Tasfiyedeki bir fonda paranız varMKK/yatırım kuruluşu kayıtlarınızdan her nakit giriş-çıkışınızın tarih ve tutarını çıkarın — net yatırım tutarı bu kayıttan hesaplanacak
Birden çok tasfiyedeki fonda paranız varHer fon için ayrı net yatırım tutarı ve ayrı 1 milyon TL tavanı işler; fon bazında dosya tutun
Para piyasası fonundaysanızUygulamaya bu fonlardan başlanıyor; ayrıca “hesaptaki pay değerini aşmama” sınırı sizde uygulanmıyor
17 Eylül ve öncesinde emir verdiniz, işlem gerçekleşmediBloke paylarınızla fon pay sahibi sayılıyorsunuz; kuruluşunuzdan bloke kaydını yazılı isteyin
Net yatırım tutarınız 1 milyon TL’nin çok üstündeAra ödemede tavana takılacak ve sıralamada arkada kalma olasılığınız yüksek; nihai tasfiyeyi beklemeye göre planlayın
Tasfiyeden önce kâr realize edip çıktınız4/4 kapsamındaki isteğe bağlı iade hesapları sizi ilgilendiriyor; Kurulca ilan edilen hesap ve yöntemi takip edin
Portföy yönetim şirketinde yönetici/ilişkili taraf konumundaydınız5. madde sizi görevden ayrılmış olsanız da kapsıyor; TMSF takibi 6183 usulüyle yürür

Sonuç

7596 sayılı Kanun, 455.758 yatırımcıyı ilgilendiren bir tasfiyeyi nihai yargı kararlarını beklemeden ödeme yapılabilir hâle getiriyor — ve bunu üç araçla yapıyor: endekslenmiş net yatırım tutarı ölçüsü, fon başına 1 milyon TL ara ödeme tavanı, sorumlulara kadar uzanan 6183 takibi. Yatırımcının bugün yapabileceği en somut şey, ödemenin dayanacağı veriyi kendi elinde hazır etmek: her nakit giriş ve çıkışın tarihi ve tutarı. Ödemenin ne zaman ve hangi sırayla yapılacağı ise kanunda değil, SPK’nın bundan sonraki kararlarında belirlenecek.

Enflasyon endekslemesinin dayandığı güncel veriler için: TÜFE Eylül 2026: Yıllık %29,73. Faiz ve beklenti tarafı için: TCMB Ekim 2026 Faiz Kararı.

Kaynaklar

Yasal Uyarı

Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi veya hukuki görüş değildir. Tasfiye sürecindeki tutar, tarih ve sıralamaya ilişkin bağlayıcı bilgi yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu kararları ve ilgili tasfiye kuruluşunun bildirimleriyle doğar. Kendi durumunuz için yatırım kuruluşunuza ve gerekiyorsa bir avukata başvurun.