Davayı kazanmak yetmiyor. Anayasa Mahkemesi’nin dün Resmî Gazete’de yayımlanan kararı, işçilik alacağı davalarında yıllardır sessizce işleyen bir tuzağı görünür kıldı: ilk derece mahkemesinde kazanılan dosya, arabuluculuk tutanağında bir cümle genel yazıldığı için istinafta esasa hiç girilmeden silinebiliyor.
Dosyada Ne Oldu
Olay zinciri, kararın §2-4 numaralı paragraflarında adım adım kayıtlı:
| Tarih | Ne oldu |
|---|---|
| 10/8/2018 | İş akdi askerlik nedeniyle feshedilen işçi Afyonkarahisar Arabuluculuk Bürosuna başvurdu |
| 3/9/2018 | Görüşme anlaşmazlıkla bitti. Tutanakta uyuşmazlık konusu işçi-işveren ilişkisinden kaynaklananolarak yazıldı. İşveren telefonda hiçbir alacağı yokdedi |
| 28/9/2018 | İşçi, 500 TL kıdem + 500 TL fazla mesai olmak üzere 1.000 TL’lik kısmi dava açtı |
| — | Mahkeme davayı kabul etti: net 5.917,11 TL kıdem tazminatı + net 2.308,05 TL fazla mesai, en yüksek banka mevduat faiziyle |
| — | İşveren istinafa gitti. Konya BAM 8. Hukuk Dairesi kararı kaldırdı ve davayı dava şartı yokluğundan, kesin olarak usulden reddetti |
| 21/3/2023 | İşçi nihai kararı öğrendi |
| 19/4/2023 | Bireysel başvuru yapıldı |
| 18/5/2026 | AYM ihlal kararı verdi |
Dikkat edilecek nokta şu: mahkeme işçinin kıdem tazminatına hak kazandığını ve tanık anlatımlarına göre fazla mesai yaptığını tespit etmişti. İstinafta kaybedilen şey hak değil, hakkın incelenme imkânıydı.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin Gerekçesi
Daire, 2/6/2018 tarihli Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 23/(3) maddesine dayandı: başvuru formu uygulamasının başladığı bu tarihten sonra, anlaşmazlıklara ve tereddütlere meydan verilmemesi için tutanakta tarafların anlaştığı ya da anlaşamadığı alacak kalemlerinin tek tek belirtilmesi gerekir. Dosyadaki tutanakta yalnızca genel ibare bulunduğundan, daireye göre tutanakta yer almayan alacaklar yönünden dava şartı gerçekleşmemişti — ve esasa girilmesi isabetli olmamıştı.
Kâğıt üzerinde tutarlı bir okuma. AYM’nin itirazı da zaten kuralın kendisine değil, kuralın kime fatura edildiğine.
AYM Neyi Ölçtü
Mahkeme önce müdahalenin kanuni dayanağını kabul etti: 7036 sayılı Kanun’un 3. maddesi arabuluculuğu dava şartı yapıyor ve bunun amacı meşru — uyuşmazlıkların daha kısa sürede, daha az masrafla ve taraflar eşit düzeyde tatmin edilerek yargıya taşınmadan çözülmesi (§12). Sonra ölçülülüğe geçti ve üç tespit yaptı:
Tutanağı işçi yazmıyor. 6325 sayılı Kanun’un 17/(2) maddesine göre anlaşamama tutanağını arabulucu düzenler; 17/(3)‘e göre de tutanak ve sonuçları konusunda taraflara gerekli açıklamaları yapmakla yükümlüdür. AYM, BAM’ın kararında bu bilgilendirmenin yapıldığına dair hiçbir tespit bulunmadığına dikkat çekti (§19).
İşveren zaten “borcum yok” demişti. Tutanakta işveren tarafının telefonda hiçbir alacağın bulunmadığını, aksine senedin kendisinde olduğunu beyan ettiği yazılı. İşçinin kıdem ve fazla mesaiyi müzakere etme iradesi varken ve işverenin bu yönde bir itirazı yokken, alacak kalemlerinin müzakere edilmediğinden söz edilemez (§18).
Külfet orantısız. Arabulucunun tanzim ettiği tutanaktaki genel ifadeyi somutlaştırma sorumluluğunun tamamen başvurucudan beklenmesi, ona aşırı külfet yüklemektedir (§19). BAM’ın yorumu aşırı şekilci bir yaklaşım
olarak nitelendi (§20) ve katlanılan külfetin hedeflenen meşru amaçla karşılaştırıldığında ölçüsüz olduğu sonucuna varıldı (§21).
Anayasa’nın 36. maddesindeki adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı ihlal edildi — oybirliğiyle.
paradefter yorumu
Bu kararın değeri, çoğu haberde geçen “AYM işçiyi haklı buldu” cümlesinin çok ötesinde ve iki katmanı var.
Birincisi: kazanılan şey para değil, ikinci bir duruşma. Başvurucu 50.000 TL maddi + 50.000 TL manevi tazminat istedi, AYM ikisini de reddetti (§28) — çünkü yeniden yargılamanın yeterli giderim olduğunu kabul etti. Eline geçen 41.480,40 TL’lik kalem tazminat değil, yargılama gideri (1.480,40 TL harç + 40.000 TL vekâlet ücreti). Yani 2018’de açılan dava, 2026’da hâlâ sonuçlanmış değil; dosya Konya BAM 8. Hukuk Dairesine geri dönüyor. Sekiz yıl, net 8.225,16 TL’lik bir alacak için. Bu aritmetik, arabuluculuk tutanağını imzalarken harcanacak beş dakikanın gerçek değerini gösteriyor.
İkincisi: karar bir güvence değil, bir düzeltme. AYM, “tutanakta kalemler yazılmasa da olur” demedi. Dediği şu: somut dosyada arabulucunun bilgilendirme yaptığı tespit edilmeden, işverenin “borcum yok” beyanı gözetilmeden, sorumluluğun tamamını işçiye yüklemek ölçüsüz. Başka bir dosyada arabulucunun tarafları usulünce bilgilendirdiği kayıtlıysa, sonuç pekâlâ farklı olabilir. Dolayısıyla doğru okuma “artık genel ifade sorun değil” değil; “genel ifade hâlâ risk, ama tek başına davanızı silmeye yetmemeli”.
Üçüncü ve en sessiz katman: makul süre şikâyetinin kabul edilemez bulunması. Sekiz yıl süren bir yargılamada AYM süre incelemesi bile yapamadı, çünkü Tazminat Komisyonu yolu tüketilmemişti. 6384 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesindeki bu ara durak, 9/3/2023 itibarıyla derdest dosyalar için zorunlu. Uzun yargılamadan şikâyetçi olan herkesin önce bakması gereken kapı burası.
En Sık Yapılan Hatalar
1. Son tutanağı okumadan imzalamak. Arabuluculuk görüşmesi çoğu zaman tek oturumda, yarım saatte biter. Tutanak arabulucunun önündeki şablondan çıkar. İmza attığınız o belge, yıllar sonra davanızın esasına girilip girilmeyeceğini belirleyebiliyor. Okumadan imzalamak, bu dosyada olduğu gibi kazanılmış bir hükmün silinmesine giden yolun ilk adımı.
2. “Avukatım halleder” varsayımı. Bu dosyada başvurucunun vekili vardı ve dava ilk derecede kazanıldı. Buna rağmen tutanaktaki tek bir genel ibare istinafta her şeyi çevirdi. Tutanak, vekilin değil çoğu zaman işçinin bizzat katıldığı bir aşamada düzenleniyor.
3. Kalemleri “toparlayıcı” ifadeyle yazdırmak. İşçilik alacakları
, tüm hak ve alacaklar
, işçi-işveren ilişkisinden kaynaklanan
gibi ifadeler pratik görünür. Bölge adliye mahkemeleri arasında bu ifadelerin yeterliliği konusunda görüş birliği yok — bugünkü karar tam da bu nedenle AYM’ye kadar gitti.
4. Kısmi dava açıp kalanı unutmak. Başvurucu 1.000 TL’lik kısmi dava açıp sonra ıslahla artırdı. Islah tarihi faizin başlangıcını değiştiriyor: karar metninde 500 TL dava tarihinden, bakiye ıslah tarihinden itibaren faize bağlanmış. Harç tasarrufu için kısmi dava mantıklı olabilir ama faiz kaybı fiyatını bilerek yapın.
5. 30 günlük bireysel başvuru süresini kaçırmak. BAM kararı “kesin” ise temyiz yolu yoktur; o andan itibaren saat işlemeye başlar. Kararı öğrendiğiniz günden itibaren 30 gün içinde AYM’ye başvurmazsanız bu kapı da kapanır.
2026’da Pratik Karar
Arabuluculuk masasına oturacaksanız sıra şöyle:
| Adım | Ne yapılır | Neden |
|---|---|---|
| 1 | Başvurudan önce talep listenizi yazılı hazırlayın | Kıdem, ihbar, fazla mesai, yıllık izin, UBGT, AGİ, prim, ikramiye — hangisi varsa adıyla |
| 2 | Görüşmede her kalemi sözlü olarak gündeme getirin | §18’in dayandığı nokta: kalemin müzakereye konu edilip edilmediği |
| 3 | Son tutanağı imzadan önce okuyun | Genel ibare varsa somutlaştırılmasını isteyin |
| 4 | Talebiniz tutanağa girmiyorsa şerh düşülmesini isteyin | İtirazınızın kayda geçmesi, ilerideki dava şartı tartışmasında delil |
| 5 | Tutanağın imzalı nüshasını alın | Dosyaya sunulacak asıl belge budur |
| 6 | Dava açarken tutanağı dilekçeye ekleyin | Eksikliği sonradan gidermek mümkün değil; dava şartı baştan aranır |
Masaya oturmadan önce talep ettiğiniz tutarı bilmek, hangi kalemleri tutanağa yazdıracağınızı da netleştirir. Hesaplama tarafı için kıdem tazminatı rehberimiz ve ihbar tazminatı ve ihbar süreleri yazımız; eksik ödeme vakaları için kıdem tazminatında eksik hesap vakaları dosyamız duruyor.
Sonuç
AYM, zorunlu arabuluculuğa dokunmadan uygulamasına sınır çizdi: dava şartının yerine gelip gelmediği, tutanaktaki kelimelere değil tarafların görüşmede ne konuştuğuna bakılarak ölçülmeli. Kararın pratik karşılığı tek cümlede toplanıyor — tutanağı arabulucu yazar, bedelini işçi öder; o yüzden imzalamadan önce okuyun.
Dosya şimdi yeniden yargılama için Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine dönüyor. 2018’de açılan davanın esasına, sekiz yıl sonra ilk kez istinaf aşamasında bakılacak.
Kaynaklar
- Anayasa Mahkemesi Kararı, B. No: 2023/33449, 18/5/2026 — Resmî Gazete, 20 Ekim 2026, Sayı 33406
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (md. 3 — dava şartı olarak arabuluculuk)
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (md. 17 — arabuluculuğun sona ermesi ve tutanak)
- 6384 sayılı Kanun (geçici md. 2 — Tazminat Komisyonu yolu)
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, md. 36 — hak arama hürriyeti