Aynı evde yaşamak isteyen iki kamu görevlisi için tek bir kelime, bir yıl ile üç yıl arasındaki farkı belirliyor: “kadrolu”. Anayasa Mahkemesi bugün Resmî Gazete’de yayımlanan kararında bu kelimeyi yerinde bıraktı — ama üç üye, aynı metne bakıp tam tersini yazdı.

Tartışılan Kural Tam Olarak Ne Diyor

İtiraz konusu, 11/10/2011 tarihli ve 663 sayılı KHK’ya 7070 sayılı Kanun’un 62. maddesiyle eklenen 45/A maddesinin (3) numaralı fıkrasının üçüncü cümlesindeki “…kadrolu statüde…” ibaresi. Fıkranın işleyişi şöyle:

DurumAile birliği tayini için gereken süre
Kural (genel)Sözleşmeli sağlık personeli üç yıl süreyle başka yere atanamaz
Eşlerin her ikisi de Bakanlık ve bağlı kuruluşlarında sözleşmeliBulunulan ilde 1 yıl + vizeli pozisyon şartıyla atama yapılabilir
Eşlerden biri sözleşmeli, diğeri Bakanlıkta veya başka bir kamu kurumunda kadroluBulunulan ilde 1 yıl + vizeli pozisyon şartıyla atama yapılabilir
Eş, başka bir kamu kurumunda sözleşmeliİstisnaya girmiyor → üç yıl beklenir

Son satır, davanın tamamı. Hakkâri 2. İdare Mahkemesi önündeki dosyada naklen atanma talebi reddedilmişti; mahkeme kuralı Anayasa’ya aykırı görüp AYM’ye taşıdı. İddia, ibarenin Anayasa’nın 13. (temel hakların sınırlanması), 20. (özel hayata ve aile hayatına saygı) ve 41. (ailenin korunması) maddelerine aykırı olduğuydu.

Çoğunluk Neden “Aykırı Değil” Dedi

AYM önce sınırlamanın varlığını kabul etti, sonra ölçülülük testini uyguladı — elverişlilik, gereklilik, orantılılık (§25). Üçünden de geçirdi:

Elverişli. Sağlık hizmetlerinde düzen ve devamlılığın toplum sağlığı için taşıdığı önem dikkate alındığında, yer değişikliği taleplerini belirli bir şarta bağlamak meşru amaca ulaşmak bakımından elverişli (§26).

Gerekli. Kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesi için personelin görev yerinin değiştirilmesi konusunda düzenleme yapmak kanun koyucunun takdirinde (§27). Mahkeme burada yerleşik içtihadına dayandı: kişi kamu görevine kendi isteğiyle girmekle o statünün gerektirdiği külfetlere katlanmayı da kabul etmiş sayılır (§28, Tuğba Tüzünalp, İhsan Asutay, Nurbani Fikri atıflarıyla).

Orantılı. Kararın en kritik paragrafı §31: kuralda mutlak bir yasak yok. Eşi başka kurumda sözleşmeli olan personel de üç yıllık süreyi tamamladıktan sonra talepte bulunabiliyor. Üç yıl, Mahkeme’ye göre aile birlikteliğini “imkânsız hâle getiren veya aşırı şekilde zorlaştıran bir süre” değil. Dolayısıyla kural kişilere aşırı külfet yüklemiyor.

Sonuç: kural Anayasa’nın 10., 13., 20., 41. ve 128. maddelerine aykırı değil; itirazın reddi gerekir (§44). Karar oyçokluğuyla alındı.

Karşıoy: “Ölçüt hizmet ihtiyacı değil, eşin statüsü”

Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş ve Kenan Yaşar çoğunluğa katılmadı. Karşıoyun omurgası dört noktada toplanıyor:

Ölçüt yanlış seçilmiş. “Kuralın esas aldığı ölçüt, hizmet ihtiyacı veya personel planlaması değil, eşin istihdam statüsüdür. Oysa aile hayatı üzerindeki etki bakımından eşin kadrolu veya sözleşmeli statüde çalışmasının herhangi bir farkı bulunmamaktadır. Her iki durumda da aile aynı ölçüde ayrı kalmaktadır.”

Daha hafif araçlar var. Boş pozisyonun bulunması, hizmet ihtiyacı, personel dengesi gibi unsurlar değerlendirilerek idareye takdir yetkisi tanınması mümkünken, “yalnızca eşin statüsünü esas alan kategorik bir yasak” öngörülmesi, gereklilik ve orantılılık alt ilkelerini karşılamıyor.

Varsayım üzerine sınırlama. Çoğunluğun “sözleşme yenilenmeyebilir” gerekçesine doğrudan itiraz: “temel hakların kullanılmasının ileride gerçekleşmesi muhtemel ihtimaller üzerinden sınırlandırılması ölçülülük ilkesiyle bağdaşmaz… Varsayımsal ihtimaller, mevcut ve ağır müdahaleyi haklı gösteremez.”

Statüye göre değişen anayasal koruma olmaz. “Anayasa’nın koruduğu aile hayatı, kamu personel rejiminin değişken statülerine göre daha dar veya daha geniş koruma gören bir hak değildir.” Karşıoya göre ayrım kamu hizmetinin gereklerinden çok istihdam rejiminin teknik farklılıklarına dayanıyor ve bu yüzden hakkın özüne dokunuyor.

paradefter yorumu

Bu kararın manşeti “AYM eş durumu tayinini onayladı” değil. Daha doğrusu: AYM, bir idari kolaylığın kapsamını kanun koyucunun çizmesine izin verdi. Aradaki fark pratikte çok şey ifade ediyor.

Dikkat çeken birinci nokta, çoğunluğun farklı muameleyi inkâr etmemesi. §36 ve §37’de iki grubun benzer durumda olduğu ve aralarında ayrım yapıldığı açıkça yazılı. Yani tartışma “ayrım var mı” değil, “ayrımın makul gerekçesi var mı” ekseninde yürüdü. Bu, ileride kanun değişikliğiyle ibarenin kaldırılmasının önünde anayasal bir engel bulunmadığı anlamına geliyor — AYM “böyle olmak zorunda” demedi, “böyle olması Anayasa’ya aykırı değil” dedi. İkisi aynı şey değil.

İkinci nokta, çoğunluğun kurtarıcı argümanının üç yıllık sürenin varlığı olması (§31). Eğer kural mutlak bir yasak kursaydı — yani eşi başka kurumda sözleşmeli olan personel hiçbir şekilde tayin isteyemeseydi — kararın aynı çıkacağını söylemek zor. Mahkeme’nin orantılılık denetimi tam olarak “üç yıl, aile birlikteliğini imkânsız kılmıyor” tespitine yaslanıyor. Bu, kuralın sınırına da işaret ediyor: süre uzatılırsa veya istisna daraltılırsa aynı testten geçmeyebilir.

Üçüncü ve pratikte en önemli nokta: metin “yapılabilir” diyor, “yapılır” demiyor. Şartları tutturmak talep hakkı veriyor, sonuç garantisi vermiyor. AYM de §27’de idarenin takdir alanını teyit ediyor. Dolayısıyla eşi kadrolu olan personel için bile bir yılın dolması, vizeli pozisyonun bulunması ve “hizmet ihtiyacının daha fazla olduğu yer” değerlendirmesinin olumlu çıkması gerekiyor. Üçü üst üste gelmediğinde dosya yine reddedilebilir — ve bu karar o reddin önüne geçmiyor.

En Sık Yapılan Hatalar

1. “Eşim de devlet memuru” demeyi yeterli saymak. Kural eşin kamu görevlisi olup olmadığına değil, hangi statüde olduğuna bakıyor. Eşiniz başka bir kamu kurumunda 4/B sözleşmeli ise, memur olması fark etmiyor: üç yıl kuralı devrede.

2. Bir yıllık süreyi hizmet süresiyle karıştırmak. Metin “bulunduğu ilde bir yıl görev yapması” diyor. Toplam hizmet süreniz değil, mevcut ildeki süreniz sayılıyor. İl değiştirdiyseniz sayaç baştan işliyor.

3. Vizeli pozisyonu atlamak. İstisnanın iki ayağı var: süre ve atanmak istenen yerde vizeli pozisyon bulunması. Pozisyon yoksa süreyi doldurmak tek başına sonuç vermiyor.

4. Bu kararı “emsal karar” diye dosyaya eklemek. Norm denetimi ret kararı, idarenin elini güçlendirir. Dilekçenize eklemek lehinize sonuç doğurmaz.

5. Diğer mazeret türlerini aynı sepete koymak. Bu karar yalnızca aile birliği mazeretine dair kuralı inceledi. Sağlık mazereti, can güvenliği mazereti gibi başlıklar ayrı hükümlere tabi; buradaki ret o kapıları kapatmıyor.

2026’da Pratik Karar

Eş durumu tayini düşünen sözleşmeli sağlık personeli için sıralama:

AdımNe yapılırNeden
1Eşinizin istihdam statüsünü belgeleyin (kadrolu mu, sözleşmeli mi)İstisnaya girip girmediğinizi belirleyen tek ölçüt bu
2Eşiniz başka kurumda kadrolu ise: bulunduğunuz ildeki görev sürenizi hesaplayınBir yılı doldurmadan talep değerlendirmeye alınmaz
3Eşiniz Bakanlık/bağlı kuruluşta sözleşmeli ise: aynı bir yıl kuralı geçerliİstisnanın (a) ayağı
4Eşiniz başka kurumda sözleşmeli ise: üç yılın bitiş tarihini not edinBu karardan sonra kısa yol yok
5Atanmak istediğiniz yerde vizeli pozisyon olup olmadığını sorunSüre tamamsa bile pozisyon yoksa sonuç çıkmaz
6Ret gelirse gerekçeyi okuyun: süre mi, pozisyon mu, hizmet ihtiyacı mı?Yalnızca maddi şart değerlendirmesindeki hata idari yargıda tartışılabilir

Kamu istihdam rejiminin statü farklarının somut haklara nasıl yansıdığını takip ediyorsanız, KİT 2027 personel alımı ve istihdam kuralları ile ek gösterge düzenlemesi yazılarımız aynı eksenin diğer ucunda duruyor. Çalışma biçimi tartışmasının güncel hâli için: uzaktan çalışma yönetmeliğinde hibrit değişiklik.

Sonuç

22 Ekim 2026 itibarıyla hukukî tablo değişmedi: 663 sayılı KHK md. 45/A’nın (3) numaralı fıkrasındaki “kadrolu statüde” ibaresi yürürlükte. Eşi başka bir kamu kurumunda kadrolu olan sözleşmeli sağlık personeli bir yıl sonra, eşi başka bir kurumda sözleşmeli olan ise üç yıl sonra aile birliği tayini isteyebiliyor.

AYM’nin söylediği şey, bu farkın adil olduğu değil — Anayasa’ya aykırı olmadığı. Üç üyenin karşıoyu, aynı metnin başka türlü de okunabileceğini kayda geçirdi. Değişiklik beklentisi varsa adresi Anayasa Mahkemesi değil, kanun koyucu.

Kaynaklar